Anasayfa > Haberler
Xinjiang'da Dini İnanç Özgürlüğü
2016/06/12

Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi Basın Ofisi

Haziran 2016

Içindekiler

Önsöz

I. Xinjiang’taki Dinlerin Tarihi

II. Vatandaşların Dini İnanç Özgürlüğünün Korunması

III. İnananların Olağan Dini Gereksinimlerinin Karşılanması

IV. Dini İlişkilerin Yasalara Göre Yönetimi

V. Uluslararası Dini Değişimler

VI. Dini Aşırılığı Önleme ve Dini Aşırılıkla Mücadele

VII. Dini Çemberlerin Aktif Rolü

Sonuç

Önsöz

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi (kısaca Xinjiang) kuzey batı Çin’de bulunmaktadır. Bu bölge, binlerce yıldır bir çok dinin bulunduğu ve bir çok etnik grubun bir arada yaşadığı bir bölge olmuştur. Günümüzde, Xinjiang’taki en büyük dinler İslam, Budizm, Protestanlık, Katoliklik ve Taoizmdir.

Tarihine baktığımızda, Xinjiang’taki dini ilişkiler çok karmaşık olmuştur. 1949 yılında Çin Halk Cumhuriyeti kurulmadan önce, farklı dinler ve aynı dinin farklı mezhepleri arasında bir çok çatışma meydana gelmiş; hatta bazı bölgeler, onlarca yıl süren dini savaşlar ve yüzyıllarca devam eden mezhep kavgalarına sahne olmuştur. Dini savaşlar ve çatışmalar, yalnızca ekonomiye ve topluma zarar vermekle kalmamış aynı zamanda halk açısından ciddi felaketlere yol açmıştır. Sonuç olarak, halk din özgürlüğünü kaybetmiştir.

Çin Halk Cumhuriyeti kurulduktan sonra, Xinjiang’taki tüm etnik gruplar, dini inanç özgürlüğü kazanmıştır. Merkezi hükümet ve Xinjiang’taki her seviyedeki yerel hükümetler bölgesel etnik özerk sistemini ve dini inanç özgürlüğü politikasını uygulamış ve dini ilişkilerin yönetimi ile ilgili yasa ve düzenlemeleri sürekli olarak geliştirmiştir. Xinjiang’taki tüm bölgeler böylelikle, birlikte uyum içersinde yaşayabilecekleri yeni bir tarihi aşamaya ulaşmışlardır.

Dünyanın geri kalanındaki insanların, Xinjiang’taki dini özgürlüklerin gerçek durumunu öğrenmesi için, bu makale kısa bir açıklama ve tanıtım amacıyla yazılmıştır.

I. Xinjiang’taki Dinlerin Tarihi

Xinjiang’taki dinlerin evrimi uzun bir tarihi sürece sahne olmuştur. Xinjiang’ın eski sakinleri, neredeyse Neolitik Döneme yakın ilkel dini fikirler geliştirmişlerdir. M.Ö. dördüncü yüzyıldan sonra, Zerdüştçülük, Budizm ve diğer inançlar birbiri ardına Xinjiang’ta benimsenmiştir. Zaman içinde, bugün de devam eden birçok dinin beraber yaşadığı bir şablon ortaya çıkmıştır.

Xinjiang’taki dinlerin evrimi dört aşamadan geçmiştir: ilkel din aşaması, Budizm asıl olmak üzere din çeşitlerinin beraber yaşayabildiği dönüşüm aşaması, İslam ve Budizm iki temel din olmak üzere birçok dinin beraber yaşayabildiği Devrim aşaması ve son olarak İslam asıl din olmak üzere çeşitli dinlerin beraber yaşayabildiği gelişim aşaması.

M.Ö. dördüncü yüzyıldan önce, Xinjiang’ta ilkel din benimsenmiştir. Xinjiang’taki bir çok etnik grup hala farklı seviyelerde bu ilkel dinin bazı konsept ve pratiklerini sürdürmektedir. Sonrasında, Zerdüştçülük, Orta Asya’dan Xinjiang’a girmiştir. M.Ö. ilk yüzyılda, Budizm Xinjiang’a girmiş ve Budizm temel din olmak üzere birçok dinin beraber var olduğu bir şablon yavaş yavaş ortaya çıkmıştır. Dördüncü yüzyıldan 10. Yüzyıla kadar, Zerdüştçülük özellikle Turfan bölgesi olmak üzere tüm Xinjiang’ta yaygınlaşmıştır. Bunun için, Gaochang’taki yerel otoriteler, özel bir yönetim ajansı kurmuştur. Aynı dönemde, Budizm zirve noktasına ulaşmıştır. Tarim Havzası çevresindeki vahalarda, Budist tapınaklar ve bununla birlikte birçok keşiş ve rahibeler hızla artmıştır. Hotan, Kaşgar (Shule), Kuça (Qiuci), Karahoca ve diğer ünlü Budist merkezleri şekillenmiştir. Taoizm, Xinjiang’ta özellikle Turfan ve Kumul’da (Hami) yaygın olmak üzere beşinci yüzyılda gelmiştir. Qing Hanedanlığı sırasında (1644-1911) Xinjiang’ın neredeyse tüm bölgelerine yayılmıştır. Manişeizm ve Nasturiler Xinjiang’ta birbiri ardına altıncı yüzyılda ortaya çıkmıştır. Dokuzuncu yüzyılın ortalarında, Manişeizm’e inanan Huihu halkı, Turfan bölgesine girmiş, tapınaklar inşa etmiş, mağaralar kazmış, parşömenleri tercüme etmiş ve freskler yapmışlardır. 10. Yüzyıldan 14. Yüzyıla kadar, Huihu halkı ve diğer bazı etnik topluluklar Xinjiang’ın bir çok bölgesine götürdüğü için Nasturi yaygınlaşmıştır. O zamanlar, Nasturi, Kaşgar, Yarkent, Hotan, Bugur (Luntai), Karahoca, Hami, Almalik (şu anda Huocheng İlçesi) ve bir kaç diğer yerde vaaz edilmiştir.

Dokuzuncu yüzyılın sonunda ve 10. Yüzyılın başlarında, İslam Xinjiang’ın güneyine girmiş ve Xinjiang’ın dini şablonunu tekrar değiştirmiştir. Karahan Hanlığı 10. Yüzyılın ortalarında İslamı kabul ettikten sonra, Budist Krallık Hotan’a karşı 40 yıldan uzun süren dini bir savaş başlatmıştır. 11. yüzyılın başlarında, Karahan Hanlığı, Hotan’ı fethetmiş ve bu bölgeye İslamı zorla kabul ettirmiştir. Bundan sonra, Budizm Xinjiang’ın kuzeyinde hakim olurken, İslam Xinjiang’ın güneyinde yaygınlaşmış ve ikisi birlikte var olmuştur. Bu dönemin ilk aşamalarında, Zerdüştçilik, Nasturiler ve Manişeizm de oldukça popüler olmuştur. Ancak İslamın yayılmasıyla, bu dinler zaman içinde azalmıştır.

14. yüzyılın ortalarında, Doğu Çağatay Hanlığının hükümdarları, savaş benzeri ve diğer zorlayıcı yollarla, İslamı Tarim Havzasının kuzey ucu, Turpan Havzası ve Hami bölgesine yaymıştır. 16. Yüzyılın başlarında, İslam en baskını olmak üzere bir çok din Xinjiang’ta beraber varolmuştur. Zerdüştçülük, Manişeizm ve Nasturiler zaman için kaybolurken, Budizm ve Taoizm tutunmuştur. 17. Yüzyılın başlarında, Oyrat Moğolları, Tibet Budizmini kabul etmiştir. 18. yüzyıl başladığında, Protestanlık, Katoliklik ve Doğu Ortodoks Kilisesi tek tek Xinjiang’a girmiştir. Bugün, İslamın temel din olduğu bir çok dinin birlikte yaşadığı bir şablon hala Xinjiang’ta devam etmektedir.

Xinjiang’ın dini tarihinin temel karakteristiği, bir veya iki tanesi baskın olmak üzere bir çok dinin birlikte var olması olmuştur ve birlikte var olma ve karışım Xinjiang’ın dini ilişkilerinin rutinini oluşturmuştur. Bir din kendini zamana ve toplumsal çevreye adapte edebilmeli ve yerelleşme başarısı göstermeli ve böylelikle var olmaya devam edebilmelidir. Tarih, farklı dinler arasındaki savaşların ve aynı dinin farklı mezhepleri arasındaki anlaşmazlıkların, halkın özgürce dinini seçme hakından mahrum kaldığını göstermektedir.

II. Vatandaşların Dini İnanç Özgürlüğünün Korunması

Dini inançların özgürlüğünün korunması ve bu özgürlüklere saygı gösterilmesi, Çin hükümetinin uzun dönemli temel ulusal politikasıdır. Çin Halk Cumhuriyeti Anayasası açık bir şekilde şunu belirtmektedir : “Çin Halk Cumhuriyetinin vatandaşları, dini inanç özgürlüğüne sahiptir.” “Hiç bir devlet organı, kamu kuruluşu veya birey vatandaşları herhangi bir dine inanması veya inanmaması için zorlayamaz veya herhangi bir dine inanan veya inanmayan vatandaşlar arasında ayrım yapamaz.” “Devlet, normal dini aktiviteleri korumakla yükümlüdür. Hiç kimse, kamu düzenini bozmak, vatandaşların sağlığına zarar vermek veya devletin eğitim sistemine müdahale etmek için dini aktivitelerde bulunamaz.”

Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi tarafından yayımlanan Diyanet İşleri Tüzüğü ve Xinjiant’taki yerel hükümet tarafından yayımlanan Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Diyanet İşleri Tüzüğü’nün ikisi de “vatandaşlar dini inanç özgürlüğüne sahiptir” ve “devlet normal dini aktiviteleri korumakla yükümlüdür” yasalarına ait yukarıdaki prensipleri yansıtmaktadır. Vatandaşların herhangi bir dine inanıp inanmaması tamamen kendi bağımsız seçimleridir. Hiç bir organizasyon veya birey, vatandaşları herhangi bir dine inanması veya inanmaması için zorlayamaz; veya herhangi bir dine inanan veya inanmayan vatandaşlar arasında ayrım yapamaz. Hiç bir vatandaş, herhangi bir dine inanmak veya inanmamaktan dolayı herhangi bir ayrım veya haksız bir tutuma uğrayamaz. Xinjiang’ın ilgili kural ve düzenlemeler aynı zamanda dini gruplar, dini aktivitelerde kullanılan mekânlar, dini personel, dini aktiviteler, dili mülk ve ilgili maddelere ilişkin provizyonlara sahiptir. Vatandaşların dini inanç özgürlüğü ve zorunluluğu birleştirilmiştir; herhangi bir dine inanan veya inanmayan tüm vatandaşlar, Yasalar ve mahkeme tarafından belirtilen zorunlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Vatandaşların dini inanç özgürlüklerine tecavüz eden herkes, buna karşılık gelen yasal sorumluluklara katlanacaktır.

Yasa normal dini aktiviteleri korumaktadır. Dini hizmetlere katılma, oruç, Buda’ya ibadet etme, dua etme, vaaz verme, dini parşömenlerden alıntı yapma, tütsü yakma, ekmek ve şarap ayinine katılma, vaftiz edilme veya papaz yapılma, Katolik ayini izleme, anma töreni düzenleme, dini bayramları kutlama da dâhil olmak üzere inananların dini aktiviteler için belli mekânlarda veya geleneksel dini kurallara göre kendi evlerinde bulunduğu tüm normal dini aktiviteler, dini grupların ve inananların münhasır ilişkilerindendir. Bu aktiviteler kanunlar tarafından korunur ve hiç bir organizasyon veya birey bunlara müdahale edemez. Xinjiang, İslam dinine inananlar için Hacca başarılı bir şekilde yolculuğu sağlamak için organize ve planlı hac yolculuğu yasalarını benimsemiştir. 1996 yılından beri, Xinjiang hükümeti, İslam dinine inananları Suudi Arabistan’daki Mekke’ye götürmek için her yıl carter uçuşları düzenlemiştir. Xinjiang hükümeti, hacıların sağlık sigortası ve tercüme masraflarını ödemekte ve güvenli ve düzenli bir hac seferi yapmaları için diğer hizmetler sunmaktadır.

Vatandaşların dini duyguları ve ihtiyaçlarına tamamen saygı duyulmaktadır. Kutsal İslami ay olan Ramazan boyunca, helal (Müslim gıdası) restoranlarının açık mı kapalı mı olacağına, herhangi bir müdahale olmadan tamamen kendi sahipleri tarafından karar verilmektedir. İftar yemeği (Müslümanların günlük Ramazan orucunu günbatımında sona erdirdiği akşam yemeği) verme geleneğine sahip camiler mevcuttur ve bir çok mümin oruç tutan insanlar için ücretsiz iftar yemeği vermektedir. Yerel hükümetler, Ramazan boyunca tüm dini aktivitelerin düzenli bir şekilde devam etmesini sağlamaktadır. Ramazanda, Hotan Bölgesinde 3 Temmuz 2015 günü 6.5 şiddetinde bir deprem meydana gelmiştir. Hükümet, kurtarma çalışmalarını sürdürmüş, aynı zamanda felaketin vurduğu bölgelerde inananların dua etmesi, oruç tutması ve diğer normal dini yaşantısını sürdürebilmesi için geçici alanlar oluşturmuştur. 17 Temmuz akşamı (Ramazan Bayramı arifesi), hükümet liderleri, Ramazan bayramına karşılamak için tüm etnik gruplardan İslami kişiler ve Müslümanlık temsilcileriyle bir iftar yemeği vermiş, toplumun tüm bölümlerinden ilgi ve takdir görmüştür.

Dine inananların geleneklerine tamamen saygı duyulmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti Etnik Grubu Bölgesi Özerk Yasası, ÇHC Ceza Hukuku, ÇHC Medeni Kanunun Genel Şartları, ÇHC Eğitim Hukuku, ÇHC İşçi Hukuku ve ÇHC Reklam Hukuku da dahil olmak üzere hükümet yasaları ve Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Müslüman Yiyecekleri Yönetimi Düzenlemeleri, ve Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Etnik Birlik ve Gelişim Çalışması Düzenlemeleri’ni kapsayan yerel düzenlemeler, helal yiyeceklerin üretimi, işlenmesi, depolanması, dağıtımı ve satışı, özel yiyeceklerin tedariki, helal restoranlar ve helal büfeler oluşturulması gibi inananların örf ve adetlerini korumak için belirli düzenlemeler belirlemektedir. Bahar Bayramı, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı ve diğer başlıca geleneksel bayramlar sırasında, tüm etnik gruplar yasal tatillerini yapabilir ve özel yiyecek tedarikleri sağlanır. Ölülerini geleneksel olarak toprağa gömen bazı etnik-azınlık gruplar için özel mezarlık alanları mevcuttur. Çocuğa isim koyulması, cenaze namazı, gömme işlemi ve Nazer tutulması (anma ile ilgili aktiviteler) gibi dini doğaya sahip geleneksel uygulamalara saygı duyulmaktadır.

Dini ve kültürel miraslar etkin bir şekilde korunur. Kaşgar Id Kah Camii, Zhaosu’daki Shengyou Lama Manastırı ve Kızıl Bin Buda Mağaraları’nı da kapsayan Xinjiang’taki toplam 109 dini ve kültürel alan, özerk bölge ve devlet koruması altındaki kültürel miras alanları olarak belirlenmiştir. Bu 109 alanın içinde, 46 tanesi, devlet tarafından korunan kilit kültürel miras alanlarıdır ve 63 tanesi özerk bölgenin koruması altındadır. Yerel hükümet, Kaşgar’daki Id Kah Camii, Yining’teki Beytulla Cami, Hotan’daki Jiaman Cami, Urumqi’deli Yanghang Cami ve Kaşgar’daki Rayihalı İmparatorluk Cariyesi’nin Mezarı’nı da kapsayan (Apak Hoca Mezarı) kültürel miras koruma alanlarını onarmak için devlet özel fonlar ayırmıştır. Xinjiang hükümeti, Turfan’daki Süleyman’ın Minaresi ve Zhaosu’daki Shengyou Lama Manastırı da dahil olmak üzere 28 tapınağın renovasyon ve tamiratını finans etmiştir. Peygamberin Biyografisi (Qissasul anbiya), Altın Işık Sutra’nın II. Cildi (Suvar aprabhasa Sutra) ve Maitrisimit Nom Bitig de dahil birçok tarihi dini kitap Çin’in Ulusal Nadir Kitaplar Kataloğu’na dahil edilmiştir. Tarih boyunca nesilden nesile geçen Kuran ve Muhammed Peygamber: Bir Biyografi gibi bazı kitapları korumak ve düzenlemek için özel fonlar ayrılmıştır. Din ile ilgili sayısız kültürel miras eşyası da aynı zamanda etkin koruma ve veraset altındadır.

Dindar insanların, devlet işlerinin yönetim ve müzakeresine katılma hakları korunmaktadır. Bütün seviyelerdeki Çin halk meclisleri ve Çin Halk Siyasi Danışmanlık Konferansı (CPPCC) dini özgürlük politikasının ve ilgili yasa ve düzenlemelerin uygulanmasını denetlemekte ve incelemektedir. Tüm seviyelerdeki halk meclisleri ve CPPCC’de, Xinjiang’ın dini çevresinden 1436 kişi, görüşlerini bildirerek ve hükümetin özellikle dini konuları ilgilendiren işleriyle ilgili tavsiye veya teklifler sunarak iki devlet organı vasıtasıyla devlet işlerinin yönetimi ve müzakeresine katılma haklarını yerine getirmek için üye ve delege olarak görev almaktadır.

III. İnananların Olağan Dini Gereksinimlerinin Karşılanması

Xinjiang hükümeti, yönetim ve hizmetlere aynı oranda önem vermektedir. Dini ilişkileri yasalara uygun bir şekilde yönetirken, aynı zamanda inananların olağan dini gereksinimlerinin karşılanmasını da çaba sarf etmektedir. Xinjiang şu anda dini aktiviteler için, camiler, kiliseler, lama manastırları ve tapınaklar da dahil olmak üzere toplamda 29.300 dini personele sahip 24.800 mekana sahiptir. Bunlardan, 24.400 caminin 29.000 dini personeli; 59 Budist tapınağının 280 dini personeli; bir Taoist tapınağın bir dini personeli; 227 Protestan kilisesinin (toplanma yerleri) 26 dini personeli; 26 Katolik kilisesinin (toplanma yerleri) 27 dini personeli; ve üç Ortodoks kilisesinin (toplanma yerleri) bir dini personeli mevcuttur.

Xinjiang İslam Enstitüsü ve Xinjiang İslam Okulu da dahil olmak üzere sekiz adet dini kolej mevcuttur. Aynı zamanda 112 dini organizasyon mevcuttur, bunların arasında, özerk bölge seviyesinde, iki adet organizasyon mevcuttur, bunlar İslami İlişkiler komitesine sahip bir İslam Kuruluşu ve bir Budist Kuruluşu vardır; Kaymakamlık ve kaymakamlık-seviyesindeki şehirlerde 14 İslami kuruluş, üç Budist Kuruluşu ve bir Protestan Üçlü Vatanperver Hareket komitesi mevcuttur; ilçe veya ilçe-seviyesindeki şehirlerde, 88 İslami kuruluş, iki Budist kuruluşu ve iki Protestan Üçlü Vatanperver Hareket komiteleri mevcuttur.

Dini personelin eğitimi güçlendirilmiştir. Eğitim gören dini personel, kutsal kitap okulları (sınıf veya atölyeler), kolejler ve diğer yollarla dini personellerin altında eğitim alır. Hizmet içindeki dini personel için sistematik eğitim programları geliştirmek için bir eğitim sistemi oluşturulmuş ve geliştirilmiştir. Dini organizasyonların kendi kendini yönetme seviyesini geliştirmek için kutsal kitapların tercümesi için veya dini aktivitelerin yapılacağı mekânların yönetim ve organizasyonundan sorumlu kişiler için eğitim kursları uygulanmaktadır. 2001 yılından beri, Devlet Diyanet İşleri Genel Müdürlüğü, İslami yazıt tercümesi ile ilgili 12 eğitim sınıfı açmış, Xinjiang’ta beş yüzden fazla dini personel yetiştirmiştir. Xinjiang Budist Derneği dini personel için düzenli Budizm eğitim sınıfları düzenlemektedir. Xinjiang hükümeti, eğitim ve değişimler için dini personeli yurt içindeki diğer illere göndermekte ve böylelikle onların ufuklarını genişletmekte ve yetkinliklerini arttırmaktadır. Merkezi hükümet, Xinjiang İslam Enstitüsünün eğitim binalarını arttırması, eğitim şartlarının geliştirilmesi ve kayıtların arttırılması için yardım etmektedir.

İnananların dini bilgilerini arttırmak için mecralar arttırılmıştır. Kuran ve Sahih-i Buhari’den seçmeler de dâhil olmak üzere Dini klasikler ve kitaplar Uygurca, Han Çincesi, Kazakça ve Kırgızca dillerine tercüme edilmiş ve basılmıştır.

Yeni Waez’in Konuşmaları Koleksiyonu ve Çin’in Müslümanları dergisi derlenmiş ve basılmış, toplamda 1.76 milyondan fazla bir dolaşıma sahiptir. Budizm ve Hıristiyanlık üzerine dini klasikler basılmış ve dağıtılmıştır. 2014 yılından 2015 yılına kadar, Xinjiang azınlık etnik grupların farklı dillerine sahip 43 İslami yayını dağıtmış ve her ikisi de Uygur dilinde olmak üzere 230.000’den fazla yeni Kuran ve 29.000’den fazla İslam’ın Temel Şartları da dâhil olmak üzere toplamda bir milyondan fazla kopyaya ulaşılmıştır. Çin İslam Derneği, internet sitesinde Uygur dili versiyonuna sahiptir. Xinjiang İslam Derneği, Xinjiang Müslümanları dergisini Uygurca, Han Çincesi ve Kazak dillerinde yayınlamakta ve cami ve dini personele ücretsiz olarak dağıtmaktadır. Aynı zamanda “Xinjiang Müslümanları” internet sayfasını Uygur ve Han Çincesi olmak üzere yayınlamaktadır. Dini organizasyonlar, inananlar için dini bilgiler ve görgü kuralları ile ilgili eğitim sınıfları düzenlemektedir.

IV. Diyanet İşlerini Yasaya Uygun Olarak İdare Etme

Xinjiang, yasa ve yönetmeliklere ve "yasal olanı koruma, yasal olmayanı durdurma, aşırıyı zapt etme, sızmaya karşı koyma ve suçlarla mücadele" ilkesine uygun olarak din işlerini yönetir, insanların dini inanç özgürlüğünü korur ve normal dini faaliyetlerin düzenli bir şekilde devam etmesini sağlar. Xinjiang, aralarında Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Dini Faaliyet Mekânlarının Yönetimi Hakkında Geçici Yönetmelik, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Dini Faaliyetlerin Yönetimi Hakkında Geçici Yönetmelik, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Diyanet Personelinin Yönetimi Hakkında Geçici Yönetmelik ve Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Diyanet İşleri Hakkında Geçici Yönetmeliğin bulunduğu, dini organizasyonların hak ve yükümlülüklerini, dini faaliyetler ve diyanet personeli için mekânları tanımlayan bir dizi yönetmelik yayımlamış ve değiştirmiştir. Xinjiang, diyanet işlerinin yönetimi konusunda yasa ve düzenlemelerini ve bu doğrultuda yasal hükmün işleyişini daha da geliştirecektir.

Dini faaliyet mekanlarını yönetme. Xinjiang'daki dini faaliyet mekanları, yasal statü kazanmadan önce hukuka uygun olarak devlet tescil formalitelerini yerine getirmek zorundadır. Devlet, bu tip her mekan için arazi kullanım belgesi, konut mülkiyet belgesi ve tescil belgesi vermektedir. Mekanlar, demokratik yönetim örgütleri kurma, kendi iç işlerini yönetme, dini faaliyetler organize etme ve gerçekleştirme, bağış toplama, mülkü yönetme ve kullanma ve kamu refahı programları başlatma haklarından yararlanırlar. Mekanların meşru hak ve çıkarları yasalarla koruma altına alınmıştır ve herhangi bir kuruluş veya kişi tarafından ihlal veya müdahaleye izin verilmez. Mekanlara giren herkes, yönetim düzenlemelerine uymalı ve diyanet personeli ve inananlara saygı göstermelidir. Mekanların yasalara uygun olarak yönetilmesi ve dindarların öz yönetimi vesilesiyle, bu mekanlardaki faaliyetler güvenli ve düzenli bir şekilde yapılmakta, mekanlar düzgün bir şekilde yönetilmekte ve temiz bir çevreye sahip olmaktadır.

Dini faaliyetleri yönetme. Xinjiang'daki normal dini faaliyetler yasalarla koruma altına alınmıştır. Dindarların grup faaliyetlerini yasal olarak tescil edilmiş mekanlarda yapması gerekmektedir. Dini faaliyetler, halka açık alanları kapsayan yönetmeliklerin yanısıra, toplum, iş ve yaşam düzeniyle de uyumlu olmalıdır. İç din işlerinin koordinasyonundan dini kuruluşlar sorumludur ve devlet müdahale etmemelidir.

Dini personeli yönetme. Xinjiang'daki dini personel, yasalara, yönetmeliklere ve dini geleneklere uygun olarak dini faaliyetlere ve törenlere başkanlık etme hakkını kullanırlar ve sosyal ve bireysel bağışlar alabilirler. Bir dini grup haricinde herhangi bir kuruluş veya bireyin dini personel atamasına, tayin etmesine, istihdam etmesine, görevden almasına veya personeli değiştirmesine izin verilmez. Dini personel, sivil yükümlülüklerini yerine getirmeli ve ulusal, etnik birliği ve sosyal istikrarı korumalıdır.

İdari dairelerin faaliyetlerini düzenleme. Xinjiang'da, eyalet seviyesi veya daha üstü seviyedeki diyanet işleri daireleri kendi yönetim bölgelerinin din işlerini yasalarla uyumlu bir şekilde yönetir ve diğer yönetim daireleri, kendi yasal yükümlülükleri dahilinde din işleri ile ilgili yönetim işlerinden sorumludur. Devletin ilgili daireleri ve Xinjiang'ın yerel hükümeti, din işlerini yönetme konusunda yeteneklerini geliştirmek için diyanet işleri daireleri görevlileri için eğitim toplantıları sağlarlar. Dini kuruluşların, dini faaliyet mekanlarının veya din görevlilerinin veya inananların yasal hak ve çıkarlarını ihlal etmiş olanlar ilgili yasal yükümlülüklere tabi olacaktır ve suç işleyenler, cezai olarak sorumlu tutulacaktır. Her seviyeden halk meclislerinin daimi komiteleri, hukuka uygun olarak din işlerinin yönetimini denetler.

Din kisvesi altında yasadışı hareketleri cezalandırma. Çin hükümeti, herhangi bir organizasyon veya bireyin ülkeyi bölme, aşırı dinci düşünceleri yayma, etnik nefreti körükleme, ulusal bütünlüğü zedeleme, toplumsal düzeni bozma veya din adı altında vatandaşların beden ve ruh sağlığını bozmaya yönelik davranışlarını yasaklar. Hükümet, devlet yönetimi, adalet, eğitim, kültür, evlilik, aile planlaması veya miras sistemlerinin uygulanmasını engelleyen din adı altındaki herhangi bir davranışı yasaklar. Hükümet, ayrıca ulusal güvenliği ve çıkarları, kamu çıkarlarını ve vatandaşların meşru hak ve çıkarlarını din adı altında ihlal eden davranışları da yasaklar. Xinjiang'da, her seviyedeki yargı organları, vatandaşların dini inanç özgürlüklerini ve normal dini faaliyetleri daha iyi sağlamak için din adı altındaki suç faaliyetleriyle mücadele etmektedir. Hiçbir Xinjiang vatandaşı, hakkı olan dini inancı sebebiyle cezalandırılmamıştır.

Yönetim ve hizmetlere eşit derecede önem verme. Xinjiang'da, her düzeyde ilgili hükümet daireleri, dini çevrelere pratik zorlukları çözmede ve onlara hizmet vermek konusunda aktif bir şekilde yardımcı olmaktadır. Bu daireler, dini kuruluş ve okullara, iş ve okul koşullarını geliştirme, dini faaliyet mekanlarındaki tüm güvenlik risklerini ortadan kaldırma, sosyal güvenlik sisteminde dini personelin de bulunmasını sağlama ve düzenli olarak dezavantajlı dini personel için yaşam ödenekleri sağlama konularında yardımcı olmaktadırlar.

Çin'in dini taahhütlerinde bağımsızlık ve öz-yönetim ilkelerine uyulması. Çin'in dini taahhütleri dini gruplar, personel veya vatandaşlar tarafından uygulanmaktadır ve dini işler veya kuruluşlar, herhangi bir yabancı hâkimiyetine tabi değildir. Yabancılar, Çin topraklarında dini faaliyetlere katılırken Çin yasa ve yönetmeliklerine uymak zorundadır ve Çin'in dini işlerine müdahale etmemelidir. Çin'in il düzeyinde idari bölgesi olarak Xinjiang, kendi dini işleri bakımından bağımsızlık ve öz-yönetim ilkesine sadık kalmaktadır.

V. Uluslararası Dini Değişimler

Bağımsızlık ve öz-yönetim ilkesine bağlı kalarak, Xinjiang, karşılıklı saygı, eşitlik ve dostluk temelinde, dünya çapında diğer dini kuruluşlar ile aktif bir şekilde iletişim ve değişimler yürütmektedir. Xinjiang'da her seviyedeki yönetim ve Xinjiang halkı açık fikirli ve Çin'in egemenliğini ve Çin din işlerinin bağımsızlığı ve öz-yönetimi ilkesine saygılı olan tüm yabancı dini kuruluşları ve bireyleri hoş karşılamaktadır.

Dinsel akademik ve kültürel değişimleri yürütmek. Xinjiang dini çevrelerinden temsilciler pek çok uluslararası akademik toplantıya ve seminere katılmıştır. Xinjiang'daki dini okullardan dini personel ve öğrenciler pek çok uluslararası Kur'an okuma yarışmasında ödüller kazanmıştır. Bunlar Xinjiang'ın dini çevrelerinin sağlam kültürel ve akademik temelini göstermişlerdir.

Bireyleri yurtdışına eğitime gönderme. 2001 yılından bu yana, Xinjiang, dini bilgilerini ve öğretim düzeyini geliştirmek amacıyla, 70'ten fazla dini okul öğrencisini ve dini personeli Mısır El-Ezher Üniversitesi'ne, Pakistan Uluslararası İslam Üniversitesi'ne ve diğer yurtdışı kolej ve üniversitelere göndermiştir. Hükümet, öğrencileri ve personeli defalarca ziyaret etmiş ve onlara burs imkânı sağlamıştır.

"Konukseverlik" ve "küreselleşme"yi teşvik etme. Suudi Arabistan, Türkiye ve diğer ülkelerdeki dini personeller ve göçmen Çinliler Xinjiang'a ve Çin'in iç bölgelerine davet edilmiştir. Ayrıca, yabancı dini kuruluş ve gruplar da dost ziyaretleri için Xinjiang'a davet edilmiştir. Xinjiang hükümeti, Ortadoğu, Okyanusya ve Avrupa ülkeleri ile değişimler için "Çin Xinjiang Kültür Değişim Grubu’nu organize etmiştir. Xinjiang din heyetleri Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye, Pakistan, Malezya, Kore Cumhuriyeti, Japonya, Singapur, Almanya, Danimarka ve diğer ülkeleri birçok kez ziyaret etmiş ve uluslararası topluma, özellikle de İslam dünyasına Xinjiang'ın ekonomik ve sosyal gelişimini, dini inanç özgürlüğü ve diğer gerçekleri tanıtmak, dostluk ve karşılıklı anlayışı arttırmak amacıyla Çin İslam Derneği tarafından Endonezya, Türkiye ve diğer ülkelerde düzenlenen "Çin İslam Kültür Expo & Sanat Sergisi"ne katılmışlardır.

VI. Dini Aşırılığı Önleme ve Dini Aşırılıkla Mücadele

Aşırı dinciler, din adı altında radikal ve aşırılıkçı görüşlerini yaymakta ve bir teokrasi kurmak amacıyla aşırı yöntemler denerler. Dini aşırılık din değildir fakat dinden faydalanmaya çalışır. Doğası gereği anti-insan, anti-toplum, anti-medeniyet ve anti-din doğrultusunda ilerler ve şiddet ve terör faaliyetleri için önemli bir ideolojik temeldir. Soğuk Savaş'tan beri dini aşırılık, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 11 Eylül terörist saldırıları, Fransa'daki 13 Kasım terörist saldırıları ve Belçika'daki 22 Mart terörist saldırıları gibi, sıklıkla terör ve şiddet eylemleri uygulayarak uluslararası arenada giderek yaygın hale gelmiştir. Bu saldırılar dünya barışı ve bölgesel güvenliğe ciddi derecede zarar vermiş ve çağdaş uluslararası toplumda habis bir tümör haline gelmiştir.

Son yıllarda, Xinjiang'da, uluslararası dini aşırılıktan etkilenen aşırı dincilik büyümüş ve yayılmıştır. Dini aşırılık, dini doktrinlere ihanet eder ve bunları saptırır, safsatalarıyla özellikle gençler olmak üzere halkı yanıltır ve kandırır ve bazı insanları tamamen kendi kontrolü altında ekstremist ve teröristlere dönüştürür. Aşırı dinci güçler, aralarında 1 Mart 2014'de Kunming'de bir tren istasyonundaki bıçaklı saldırıyı, 22 Mayıs 2014'te, Urumçi'de bir marketin bombalanmasını, 26 Haziran 2013'te Piçan'da gerçekleşen birçok saldırıyı, 28 Temmuz 2014'te Yarkent'teki saldırıları ve 18 Eylül 2015'te Bay'deki terörist saldırılarını içeren, dini personel, inananlar ve diğer masum insanları yaralayan veya öldüren bir dizi ciddi vahşi ve terörist saldırıları tasarlamış ve uygulamaya koymuştur. Gerçekler, dini aşırılığın, Xinjiang'da ulusal birlik ve etnik dayanışmayı zayıflatan, dini ve sosyal uyumu sabote eden, sosyal istikrar ve barışı bozan ve tüm etnik gruplara mensup insanların hayatını ve malını tehlikeye sokan gerçek bir tehlike olduğunu göstermektedir.

Dini aşırılık, tüm insanlığın ortak düşmanıdır. Dini aşırılığa karşı mücadele etmek, dindarlar da dahil olmak üzere, tüm ülkeler ve tüm halkların inkar edilemez yükümlülüğüdür. Xinjiang, dünya toplumunun dini aşırılığa karşı savaşının önemli bir parçası olmanın yanısıra, ülkenin ve halkın temel çıkarlarını korumaya yönelik bir eylem olarak, dini aşırılığı engellemek ve buna karşı mücadele etmek için “ılımlılaşma" politikasını benimsemiştir.

Münasip imanı tesis etme ve dürüst işler yapma. Xinjiang, dini kuruluşları ve inananları, hutbe ve vaazları ile vatanseverlik, barış, birlik, ılımlılık, hoşgörü ve yardımseverliği teşvik etme, Çin kültürel kavramlarına ait doğru işler yapmayı teşvik etmeyi, insanlara ahlakı ve merhametli olmayı öğretmeyi yayma ve dindarlara münasip iman, dürüst işler yapma ve dini aşırılığa direnme konusunda liderlik etme konusunda teşvik etmektedir.

Yasalara uygun olarak terörizm ve radika karşı sıkı önlemler alma. Xinjiang, Çin Halk Cumhuriyeti Ceza Kanunu ve Çin Halk Cumhuriyeti Terörle Mücadele Kanunu gibi ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun olarak, terörizm ve aşırılık propagandası ile terörist ve ekstremist faaliyetleri teşviğe karşı sıkı önlemler almaktadır.

Çağdaş uygarlığın rolünü destekleme. Çağdaş uygarlık, tüm etnik grupların kültürel gelişimi ve refahını sağlar ve etkin, sağlıklı ve zengin kültürel faaliyetler insanların büyüyen entelektüel ve kültürel ihtiyaçlarını karşılar. Xinjiang, dinlerin sosyalist topluma uyum sağlaması için etkin tedbirler almakta ve yönetim, yargı, eğitim ve diğer sosyal işlere müdahale etmek amacıyla dinin kullanılmasını önlemektedir.

Halkın refahını arttırma. Xinjiang, kendi ekonomik ve sosyal gelişimine olanak sağlar, geçim projeleri uygular, ortak ilerleme ve refahı teşvik eder, diğer tüm etnik grupların yaşam standartlarını, sağlık hizmetlerini, eğitimini, istihdamını ve diğer sosyal görüşlerini geliştirir, ekstremist düşüncelerin çoğalmasını engeller ve dinde aşırılığa karşı direnmek için sosyal temeli güçlendirir.

Uluslararası işbirliğini güçlendirme. Xinjiang, Çin ve diğer ülkeler arasındaki geleneksel dostluğun daha iyi anlaşılması ve teşvik edilmesi için faaliyetler yürütür, ilgili ülkelerle işbirliği yapar ve Doğu Türkistan terörist güçlerine karşı savaşır. Dünya toplumunun dini aşırılığın çoğalmasının önüne geçilmesinde, "ılımlılaşma"da ve siber terörizm karşısında verdiği mücadeledeki deneyimlerinden faydalanır. Ayrıca, çok yönlü anti-terörist işbirliği mekanizmalarına etkin olarak katılır, farklı kültürler arasında diyalog kurar ve dinde aşırılık görüşünü kısıtlar.

Xinjiang'ın benimsediği "ılımlılaşma", dini aşırılığın yayılmasını etkili bir şekilde zaptetmiş ve uluslararası "ılımlılaşma", terörizmin önlenmesi ve terörle mücadele ile dünya barışı ve gelişimine büyük bir katkı sağlamıştır.

VII. Dini Çevrelerin Aktif Rolü

1949 yılında Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana, Xinjiang'da dini inanç özgürlüğü politikası, ekonomik ve sosyal yapıya katılımda dini çevrelerde coşku yaratacak şekilde kapsamlı olarak uygulanmıştır. Reformun başlangıcından ve 1978'de yeni bir dönemin başlamasından bu yana, özellikle son yıllarda, Xinjiang'da tüm sosyal girişimlerde ve özerk bölgenin kapsamlı gücü, hukukun egemenliği ve insanların refahı konusunda ilerleme kaydedilmiştir. Tanrı Dağları'nın her iki tarafında da büyük değişimler meydana gelmiştir. Dini çevreler, Xinjiang'ın sosyal istikrarı, daimi huzurunu muhafaza etme ve Xinjiang ekonomisi ve toplumunun kapsamlı bir şekilde gelişmesini teşvik etme hususunda aktif bir rol oynamıştır.

Milli birlik ve etnik dayanışmayı koruma. Çin'de, milli birliği ve etnik dayanışmayı muhafaza etmenin temeli anti-ayrılıkçı çalışmaya dayanmaktadır. Uzun zamandır Xinjiang dini çevreleri hukukun üstünlüğü kavramını geliştirmiş, kanun ve yönetmeliklere uymuş ve Çin ulusunun ulusal bilincini, toplumsal duyarlılığını ve toplum duygusunu teşvik etmiştir. Milli birliğin muhafazasına, milli birliğe zarar verecek söz ve davranışların önüne geçme ve milli birlikle ilgili yerel rol modeller çıkarmaya önayak olmuşlardır. Milli birliğin iyi birer örneği olmak için çabalamış ve Çin ulusunun gençleştirilmesi ile ilgili Çin Rüyası'na katkı bulunma konusunda dindarlara öncülük etmişlerdir.

Dini aşırılığa karşı koyma ve sosyal istikrarı koruma. Yerel topraklar ve kültür içerisinde kökleşen Xinjiang dini çevreleri, kutsal yazıtlar hakkındaki çalışmaları Çin karakteristiği ile daha öteye taşımış, vatanseverlik, barış, birlik, ılımlılık, hoşgörü ve yardımseverliği miras olarak almış ve ileri taşımış, şiddete karşı çıkmış ve hukukun egemenliği ve düzenin savunucuları olmuşlardır. Aşırı dinci güçler tarafından yayılan yanılgılarla karşı karşıya kaldıkları zaman onların yalanlarını doğru iman ile gözler önüne sermişlerdir. Şiddet veya terör olayları gerçekleştiğinde her zaman fikirlerini ifade ederler ve gerçeği ortaya çıkarırlar. Urumçi'deki 5 Temmuz 2009 şiddet olayları, Urumçi'deki 22 Mayıs ve Yarkent'teki 28 Temmuz 2014 saldırılarının ardından Xinjiang dini çevreleri derhal duruşlarını belli etmiş ve şiddetli suç ve terör saldırılarını kınamıştır. Aşırı dinci güçler insanların hayatına müdahale etmek için dinden faydalanırken, dini çevreler bu tarz eylemleri doktrinlerine göre eleştirmekte ve inanan insanlara doğru imanı muhafaza etmeleri ve dürüst davranışlar sergilemeleri konusunda rehberlik etmektedirler.

Ekonomik yapılanmaya katılma. Tüm varlıklara ulaşma ve bunlardan faydalanma geleneğini ileri taşıyarak, Xinjiang dini çevreleri, dindarlara gelişmiş teknolojilere hakim olma, ekonomik yapılanmaya katılma ve yaşam koşullarını geliştirme konusunda rehberlik etmektedir. Dindarları, arazi sözleşmesi yapma, iş kurma, tarım, hayvancılık, ulaşım ve gıda işleme gibi gayretli çalışmalar ile daha iyi duruma gelme konusunda teşvik etmektedirler. Refaha sıkı çalışma ile ulaşma deneyimlerini tanıtmak için gösteriler düzenlemekte ve örnek olarak model haneler göstermektedirler. Ayrıca, dini çevreler, onurlu çalışma konusunda iyi bir atmosfer yaratma, sıkı çalışma ile refaha ulaşma ve bilim ile teknolojinin savunucusu olma konusunda teşvik etmeye çalışmaktadırlar.

Sosyal hizmet ve kamu refahı konusunda hevesli olma. Xinjiang dini çevreleri, aktif olarak kamu refahı ve hayır faaliyetleri yürütmektedirler. Xinjiang'da kamu refahı ve hayır girişimlerini teşvik etmek üzere beş büyük din tarafından ortak düzenlenen yıllık hayır haftasını gerçekleştirmektedirler. Wenchuan, Yushu ve Guma'daki deprem kurbanları için hem bağış hem de dualarıyla afet yardımına katılmışlar ve 22 Mayıs Urumçi terör bombalaması ve diğer şiddet ve terör olaylarının kurbanlarına dualar okumuş ve para ile eşya bağışı yapmışlardır. Ayrıca, hayır bağışları, yaşlı ve öğrencilere destek, yoksulluğun azaltılması, manevi teselli, çevre koruması ve kamu tesislerinin inşası konularında pozitif rol oynamaktadırlar.

Sonuç

Tarih, dinlerin varlığı ve gelişiminin topluma adapte edilmesi ve yerelleşme yolunun takip etmesi gerektiğini kanıtlamıştır; dinlerin birlikteliği ve entegrasyonu, kapsayıcılık, karşılıklı öğrenme ve uyum yoluyla elde edilmelidir ve dini inanç özgürlüğü yalnızca dini savaş ve çatışmaların uzak tutulması ile elde edilebilir.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasından bu yana gerçekler göstermiştir ki, Anayasal dini inanç özgürlüğü ilkesi Xinjiang'da kapsamlı bir şekilde uygulanmıştır. Vatandaşların dini inanç özgürlüğüne tam olarak saygı duyulmakta, inananların normal dini ihtiyaçları etkin bir şekilde karşılanmakta, dini çevrelerin ekonomik gelişim ve sosyal istikrarı teşvik eylemleri iyi yürütülmekte, hükümetin dini işleri yönetme yetisi sürekli olarak güçlendirilmekte, din alanında uluslararası teatiler genişletilmekte ve dini aşırılığın çoğalması ve yayılması etkin bir şekilde önlenmektedir.

Çin, ulusal koşullarına göre, dini girişimlerin bağımsızlık ve öz-yönetim ilkesine sadık kalmaktadır ve hiçbir yabancı organizasyon veya bireyin, Çin'in dini işlerine müdahale etmesine izin vermeyecektir. Çin, Xinjiang'ın dinlerinin var olduğu ve aktif olduğu sosyalist bir ülkedir. Bu dinlerin sosyalist topluma adapte edilmesi yalnızca Çin'in ulusal koşullarının gerektirdiği bir durum değil, dinlerin kendi varlıkları ve gelişimleri için içsel bir gerekliliktir.

Günümüzde, Xinjiang'daki dini inanç özgürlüğü, tarihsel dönemde başka hiçbir özgürlük ile eşleştirilemez ve bu, gerçeklere saygı duyan herhangi biri için yadsınamaz bir durumdur. Çin hükümeti, dini maddelerin siyasallaştırılmasına ve herhangi bir başka ülkenin din adı altında Çin'in iç işlerine müdahalesine kararlı bir şekilde karşı koymaktadır.

Şu anda Çin, kapsamlı bir şekilde, her bakımdan ılımlı müreffeh bir toplum yaratma konusunda kararlı bir aşamadadır. İpek Yolu Ekonomik Kuşağı'nın çekirdek bölgesi olarak, Xinjiang, eşitlik, dostluk ve karşılıklı saygı temelinde uluslararası işbirliği ve teatilerine devam edecek, farklı din ve medeniyetler arasında diyalog ve değişimleri teşvik edecek, karşılıklı güven ve anlayışı arttıracak ve insan medeniyeti ve bir bütün olarak sürecin yanısıra, dünya barışı ve gelişimine kayda değer katkılarda bulunacaktır.

Arkadaşlara tavsiyeler:   
Yazdir