Anasayfa > Haberler
Çok taraflılığı destekleyerek dünyanın sürdürülebilir barışı ve kalkınmasına Çin katkıları sunacağız
2021-11-17 22:11



Bu yıl, Yeni Çin'in Birleşmiş Milletler'deki yasal koltuğunu yeniden kazanmasının 50. yıldönümü. 25 Ekim 1971'de 26. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ezici bir çoğunlukla, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler'deki tüm haklarını geri vermeye karar vererek ve Çin Halk Cumhuriyeti temsilcisinin Çin'in Birleşmiş Milletler’deki tek yasal temsilcisi olduğunu kabul ederek 2758 sayılı Karar’ı kabul etti. Bu, dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Çin halkının o zamandan beri Birleşmiş Milletler arenasına yeniden girdiğinin işaretidir. Çin ve dünya için büyük ve geniş kapsamlı bir öneme sahiptir.

Çin Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping, Çin'in Birleşmiş Milletler'deki meşru koltuğunu geri kazanmasının 50. yıldönümünü anma toplantısında yaptığı önemli konuşmada, Çin ve Birleşmiş Milletler'in son 50 yılda birlikte çıktığı olağanüstü yolculuğu kapsamlı bir şekilde gözden geçirdi ve Çin'in BM davası ve dünya barışı ve kalkınmasına yaptığı olumlu katkıları özetledi. BM ile işbirliğini derinleştirmek, insanlığın barış ve gelişimini desteklemek, insanlık için ortak kader birliği inşasını hızlandırmak gibi konularda Çin'in önerilerini sundu, insanlığın barış ve gelişim davası için ortak güçler oluşturarak dünyanın daha güzel yarınlara yürümesi için yön çizdi.

Başkan Xi Jinping'in dediği gibi, Çin'in Birleşmiş Milletler'deki meşru koltuğunu yeniden kazanması, Çin halkı ve aynı zamanda dünya halkları için bir zaferdir. Bu, dünyadaki tüm barışsever ve adaletsever ülkelerin ortak çabalarının sonucudur. Birleşmiş Milletler'in meşru koltuğunun yeniden kazanılması, yalnızca Çin'in dünyaya daha fazla entegre olmasını ve kendi gelişimini hızlandırmasını sağlamakla kalmadı, aynı zamanda Birleşmiş Milletler'in oynaması gereken rolü daha iyi oynamasına yardımcı olarak dünya barışı ve kalkınmasını eşi görülmemiş bir şekilde güçlendirdi. Bu tarihi başlangıçtan yola çıkılarak, çok sayıda gelişmekte olan ülke daha sıkı bir şekilde dayanışma göstererek ve BM sahnesinde göz ardı edilemeyecek önemli güçler haline geldiler.

Bu 50 yıl, Çin'in kendi ulusunun ve insanlığın gelişiminin muhteşem destanını yazdığı 50 yıl olmuştur. Reform ve Dışa Açılma başlığında yeni bir sayfa açtık, Çin’e özgü sosyalizmi başarıyla yarattık ve geliştirdik, sosyal üretici güçleri sürekli olarak özgürleştirerek geliştirdik ve insanların yaşam seviyelerini sürekli iyileştirdik, nispeten az gelişmiş bir üretkenlik durumundan dünyanın en büyük ikinci ekonomisine yükselerek tarihi atılım yaptık. Çin topraklarında tam olarak orta halli refah toplumu inşa etme hedefine ulaşılmış, mutlak yoksulluk sorunu tarihi bir hamle olarak çözülmüş ve tüm yönleriyle modern bir sosyalist ülke inşa sürecinde yeni bir yolculuk başlatılmıştır.

Bu 50 yıl, Çin'in dünya barışına ve kalkınmasına büyük katkılarda bulunduğu 50 yıl olmuştur. Her zaman barışçıl bağımsız bir dış politika izlemekte, hegemonyacılığa ve güç politikalarına kararlı bir şekilde karşı çıkmakta, gelişmekte olan ülkelerin egemenliklerini, güvenliklerini ve kalkınma çıkarlarını korumak için onların haklı mücadelelerini desteklemekte ve uluslararası adaleti ve eşitliği korumak için dünyanın her yerinden insanlarla dayanışma içinde işbirliği yapmaktayız. Kendi gelişimimizi tüm insanlığın gelişiminin koordinat sisteminde konumlandırıyoruz, ortak kalkınmaya bağlıyız, Güney-Güney işbirliğini şiddetle savunuyoruz, "Kuşak ve Yol" un ortak inşasını teşvik ediyoruz, gelişmekte olan ülkelere kapasitemiz dahilinde yardım sağlıyoruz ve kendi gelişimimizle dünyaya yeni fırsatlar sunmaya devam ediyoruz. COVİD-19 pandemisi dünyada yayılırken ülkelere çok sayıda tıbbi malzeme ve aşı sağlıyor, virüsün kaynağını bulma konusunda derinlemesine bilimsel işbirliği yürütüyor ve insanlığın salgını tamamen yenmesi için aktif çaba sarf ediyoruz.

Bu 50 yıl, Çin'in Birleşmiş Milletler ile işbirliğini sürekli olarak derinleştirdiği 50 yıl olmuştur. Dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi ve Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olarak, her zaman BM Şartı'nın amaçlarına ve ilkelerine bağlıyız ve özünde BM olan uluslararası sistemi savunuyoruz. Anlaşmazlıkların barışçıl siyasi çözümünü aktif olarak savunuyoruz ve art arda 50.000'den fazla kişiyi BM barışı koruma operasyonlarına katılmaları için gönderdik ve bu sayı ile Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasında ilk sırada yer aldık. BM Binyıl Kalkınma Hedefleri’ni ilk gerçekleştiren ülkeyiz, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi'nin uygulanmasına öncülük ediyor ve dünyanın yoksulluğunun azaltılmasına %70'ten fazla katkıda bulunuyoruz. BM Şartı ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ruhunu Çin’in ülke koşullarıyla uyumlaştırarak çağın trendine uygun ve Çin özellikleri taşıyan bir insan hakları geliştirme yoluna girdik.

Yarım asırdır, uluslararası durumun iniş çıkışlarına rağmen, dünyanın her yerinden insanların ortak çabaları sayesinde, dünya genel olarak istikrarlı, ekonomi hızla gelişiyor ve bilim ve teknoloji her geçen gün gelişiyor. Çok sayıda gelişmekte olan ülke kalkınmış ve milyarlarca insan modernleşme yoluna girmiştir. Şu anda, dünyada bir yüzyılda görülmeyen büyük değişiklikler hızlanarak evriliyor ve COVİD-19 salgını dünyanın dört bir yanındaki ülkeleri kader topluluğunun ne demek olduğunu tarihin herhangi bir döneminden çok daha fazla gösterdi ve uluslararası toplumun ortak kalkınma ve zorlukların üstesinden birlikte gelme talebi daha da güçlendi. İnsanlık kader topluluğu olarak, tüm ülkelerin kaderleri ve çıkarları derinden bütünleşti. Gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasını teşvik etmek, ilgili ülkelerin insanlarına olduğu kadar bir bütün olarak insanlığın geleceğine ve kaderine de fayda sağlayacaktır.

Bu seneki 76. BM Genel Kurulu'nun genel tartışmasında, Başkan Xi Jinping kalkınmaya öncelik vermekte ısrar eden, insanı merkeze almakta ısrar eden, kapsayıcılıkta ısrar eden, inovasyonda ısrar eden, insan ve doğanın uyum içinde yaşamasında ısrar eden ve eylem odaklı yaklaşımda ısrar eden Küresel Kalkınma Girişimi’ni dünyaya ilk kez duyurdu. Bu girişim dünyadaki değişimlerle başa çıkmak için bir yol haritası çizdi ve küresel ortak kalkınmaya yön verdi. Girişim, insanları merkeze alma ilkesine bağlı kalarak gerçekçi ve somut işbirliğine dayalı eylem planını takip ediyor; açık ve kapsayıcı ortaklık ruhunu savunuyor ve "Kuşak ve Yol" ile Afrika Birliği'nin 2063 Gündemi gibi girişimler arasında uyum sağlanarak Birleşmiş Milletler, G20 ve BRICS gibi çok taraflı işbirliği mekanizmaları ve çeşitli alt bölgesel platformlar aracılığıyla fikir birliği kurularak ortak bir güç oluşturma ve Birleşmiş Milletler'in ve ülkelerin krizlere ve zorluklara ortaklaşa yanıt vermeleri için güven ve kapasitelerini sürekli olarak güçlendirme çağrısında bulunuyor.

Kısa bir süre önce düzenlenen G20 Roma zirvesinde, Başkan Xi Jinping bir kez daha büyük ekonomileri sorumluluklarını yerine getirmeye, gerçek anlamda çok taraflılığı uygulamaya ve insanlık için ortak kader topluluğu inşasını teşvik etmeye çağırdı. Başkan Xi Jinping tarafından öne sürülen beş öneri arasında şunlar vardır: salgınla mücadele için birlik ve işbirliği; koordinasyonun güçlendirilmesi ve ekonomik iyileşmenin desteklenmesi; kapsayıcılık içinde ortak kalkınma; inovasyon güdümünde potansiyel çıkarma; uyum içinde bir arada yaşama, yeşil ve sürdürülebilir kalkınma. Gelişmekte olan ülkelerde aşıların erişilebilirliği ve satın alınabilirliğini iyileştirmek ve küresel bir aşı savunma hattı oluşturmak için Başkan Xi Jinping ayrıca Küresel Aşı İşbirliği Eylem Girişimi’ni önerdi. Çin, endüstriyel zincirin ve tedarik zincirinin güvenliğini ve istikrarını korumak ve dünya ekonomisinin önündeki engeli kaldırmak için, endüstriyel zincir ve tedarik zincirinin esnekliği ve istikrarı konusunda uluslararası bir forum düzenlemeyi teklif ediyor. Başkan Xi Jinping ayrıca, insanları merkeze almamız, küresel kalkınmanın adaletini, etkinliğini ve kapsayıcılığını geliştirmede ısrar etmemiz ve hiçbir ülkenin geride kalmasına izin vermememiz gerektiğini özellikle vurguladı.

Yeni bir tarihi başlangıç noktasında bulunurken Çin, büyük bir ülke olarak büyük ülke sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmeye, büyük ülke katkıları sağlamaya ve daha fazla küresel kamu malı sunmaya devam edecektir. Barışçıl kalkınma yoluna bağlı kalacağız ve her zaman dünya barışının mimarı olacağız; reform ve dışa açılma yoluna bağlı kalacağız ve her zaman küresel kalkınmaya katkıda bulunacağız; çok taraflılık yoluna bağlı kalacağız ve her zaman uluslararası düzenin savunucusu olacağız. Çin, çok taraflılığı teşvik etmek, tüm insanlık için barış, kalkınma, adalet, eşitlik, demokrasi ve özgürlük gibi ortak değerleri korumak ve insanlık için ortak kader topluluğu inşasını ve karşılıklı saygı, adalet ve eşitlik, işbirliği ve ortak kazanca dayalı yeni tip uluslararası ilişki inşasını desteklemek, dünyanın sürdürülebilir barışı ve kalkınması için katkılarda bulunmak amacıyla Türkiye dahil tüm ülkelerle birlikte çalışmaya hazırdır.


Arkada?lara tavsiyeler:   
Yazdir